Yazdır Twitter Geri

KUZEY IRAK - ERBİL İZLENİMLERİM
08 Aralık 2009 Salı
Okuma Sayısı : 345
 

PINAR DAĞ/ KUZAY IRAK-ERBİL

Türkiye’nin, ‘kürt açılımı’ başlığı ile gündeme gelen ardından ‘demokratik açılım’ adı altında "ayrıştırmadan" uzak tutulmak istenen demokratikleşme sürecinde , büyük bir şantiyeyi aratmayan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’de idim. Özellikle Habur görüntüleri sonrası başlanmak istenen açılımın seyri değişmiş, yapıcı yönde beklenen girişimlerin yerini rijid politikalar almaya başlamıştı.

 

 

 
İşte tüm bunlar Türkiye gündemini doldururken, dışişleri bakanlığı Erbil’de, yönetimi elinde tutan Mesud Barzani ile görüşmüştü. Önceki tutumların değiştiği mesajı verilmişti. Barzani, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ziyareti ile Türkiye’de atılan demokratikleşme sürecini övmüş, PKK’dan silahlı mücadeleye son vermesini istemişdi. Akabinde Erbil’de konsolosluk açılacağına yönelik girişimlere başlandığı duyurulmuştu.


Bu güncellemeleri yaptıktan sonra bölgeye yönelik aktarmak istediklerimin biraz daha farklı olduğunu belirtmek istiyorum.Gözlemlediğim ve bir deneme niteliğinde olduğunu düşündüğüm notlara yer vereceğim. Erbil kürtlerini, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan Kürtlerden ayıran taraflarını, Türkmen'lerin durumunu, Musul-Basra’nın harabeliği karşısında, Erbil’in sanayi şantiyesini aratmayan ve giderek gelişen bir bölge olmasının nedenlerini ve Türkiye’den beslenen, yakında ayranını dahi Türkiye’den alacak olan Erbil’in tarımdan kopuşunu, Erbil kalesinin içindeki kilim müzesini, kocaman jiplerin taksi olarak kullanıldığını, kürtçenin nasılda özgürce konuşulduğunu/ yumuşak bir gırtlaktan çıktığını aktarmak istiyorum.


 


Erbil/Irak

TOZLU VADİ ERBİL’DEN İLK İZLENİMLER

Erbil’e giden tek uçak şirketi ile havalimanına nihayet indik ama yarım saat belkide daha fazla içerde kalarak. Amerika’ya ya da İngiltere’ye giderken yapılan denetimin daha sıkısı ile karşılaşıyorsunuz. Çok yavaş çalışan güvenlik memurları, dakikalarca çıkamıyor pasaport sayfalarınızın içinden. Kürtçe, Arapça, İngilizce ya da Türkçe biliyorsanız işiniz kolaylaşıyor. Nihayet çıkıyoruz Erbil havalimanından. Ya taksi ile ya da kendi kiraladığınız bir araçla ile Erbil’de hareket edebiliyorsunuz. Ancak kafanızdaki taksilerden uzak bir görüntü ile karşılaşıyorsunuz. Büyük jipler, büyük Amerikan arabaları art arda dizilmiş müşteri bekliyor. Taksi hizmeti veriyorlar yani. Petrol bol diye mi böyle büyük tanklı araçlar seçilmiş ya da bu bir Amerikan rüyasımıdır bunu tam kestiremiyoruz! Dolar ya da Dinar ödemeniz gerekiyor. Pazarlık yaptıktan sonra kalacağımız otele gidiyoruz. Girişte silahlı güvenlik görevlileri size ‘Hoşgeldiniz’ diyor. Şehrin genel profili ise dingin ve yapım aşamasında görüntüsünde. Mezepotamya’ya geldiğinizi kuraklıktan, yeşilin azlığından, susuzluktan hemen anlıyorsunuz. İnsansız bir şehir, 1.5 milyon insan olduğu belirtiliyor ancak halk ortada yok. Tozlu bir vadide gidiyormuş gibisiniz ancak sağınızdan solunuzdan yükselen büyük oteller, petrol depolama rafinerleri, yapılmaya başlanmış devasal petrol tank tarlaları çevreliyor hertarafınızı. Ve tabii ki son model araçlar var. Musul ve Basra’nın harabeliği karşısında, Erbil’in hızla gelişiyor olduğunu fark ediyorsunuz. Musul ve Basra’nın savaştığını, Erbil’in ise Amerika ile işbirliği yaptığını hatırlıyorsunuz. İşte bunları düşündükten sonra şehri küçük Amerika kolonisi olarak algılamaya başlıyorsunuz.

Devam edecek..

 


Pınar Dağ/Erbil

 

 


PINAR DAĞ WEB SAYFASINDA YER ALAN TÜM GÖRÜNTÜ, MAKALE, KÖŞE YAZILARI VE DIĞER TÜM YAZILARIN SAHIBI PINAR DAĞ DIR. 5846 SAYILI FIKIR VE SANAT ESERLERI KANUNU NUN TELIF HAKLARINA ILIŞKIN HÜKÜMLERINE GÖRE pınar dağ'ın YAZILI IZNI OLMADIKÇA HIÇBIR KIMSE, YAYINCI VE KURULUŞ, ESERIN TAMAMINI VEYA BIR KISMINI YAYINLAYAMAZ, ÇOĞALTAMAZ, ALINTI YAPAMAZ.